22 Haziran 2013

back to the saim

Yazara sormuşlar, iki yıla yakın süredir neden bloga yazmadın? Trajedi bitince komedi de bitiverdi belki. Ekrem ve etrafındaki üniversite gençliğinin dramı azaldıkça akmaz oldu kelimeler. Misal Murtaza. Evet hala bahis dünyasında belki ama yaklaşık 1 senedir başarıyla, şantiyelerde gözde mühendis olarak boy göstermekte. Bu adamın nesi komik ki artık. Legal ve illegal yollardan eline yaklaşık 2500 tl geçmekte. Kira vermez, birşey yapmaz. Adana'nın en lüks mekanlarında cirit atan bu adamın bir zamanlar atari salonlarında varını yogunu harcadıgına kim inanır? Genco bu sene mezun oldu. Adam 6 aydır aglıyor, mezun olunca iş bulamayacagım diye. Daha diplomayı almadan iş teklifleri yağmaya başladı. Son iki senenin yılbaşısı da sakin geçti zaten. Saim desen... Çok değişti çok. Ana karakterimdi, gram malzeme çıkmıyor şimdi. Bendeniz de 18 yıllık eğitim hayatımı bu yaz itibari ile noktaladım. Bugün saimin sevgilisine mezun oldum sonunda dedim, sen naptın mezun oldun mu diye sordum, ben olmuştum zaten dedi. Ben de biliyordum aslında ama bu mezuniyet böyle bir şey, sanki senden başka kimse mezun olmamış, bu sevinci yaşamamış, ya da tekrar tekrar yaşamalıymış gibi hissettiriyor insanı. Mehveş desen başarılı bir iş kadını oldu. İlgen hala aynı kafada ama onla ilgili de yazasım gelmiyor. Bu süreçte haklı nefretimi kazanan bir ys mercan oldu hayatımda. Bu prim düşkünü insanla ilgili bir iki kelam etmek isterim. Önce sempatik görünür gözüne, bağlaması olsun gitarı olsun giriverir insanın gönlüne. Küfür etmez, yumuşak yumuşak konuşur (Gören adam sanır yani... Tamam biraz ağır oldu ama bu blogda yer almak öyle kolay değil mercan bey). Ama pis pis de huyları vardır zamanla tanırsın. Paraya düşkündür, 1 canlı yardım alırım 0,000136 kuruşumu cebime atarım diye düşünür kafasında. O esnada sohbet etmek istersin, dinlemez. Ayrıca millet anasını bacısını sokağa salamıyor bunun yüzünden. Dedeciğimiz var, onla ilgili bir iki şey söyleyim diyorum, adam yaşlı sonuçta. Blogda yaşlı esprilerine yer vermeye niyetli değilim. Artık herkesin elinde akıllı telefon, whatsapp larda gruplar kurulmuş, komikli paylaşımlar gırla dönerken, blog okuyan da kalmadı bu devirde. Blogun formatını biraz değiştirip, gezelim görelim tadında bir şeyler yazmaya karar verdim sonunda. Haftaya Avrupa seyahatimden sonra görmüş geçirmiş, modernleşen dünyada yalnız kalmış Avrupa insanının dramı üzerine yazılar yazmakla başlayacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder