20 Şubat 2010

bahis dünyası ve ilişkiler


Yine, yeni bir dönemin başlangıcıydı.. herkesten beklenen dönem başı değişiklikleri bir bir ortaya çıkmakta ve bu tutku,şevk,azimle aydınlanan yüzlerin "öz"lerine dönmelerinin ne kadar süreceği kafamı meşgul etmekteydi.. sabah namazına kalkar gibi erkenden kalkıp gidilen kütüphane aktiviteleri, çizgi filmlerin etkisiyle merak salınan japoncayı öğrenmek için gidilen kurslar, daha önce pişmanlıklarla geçen dönemlerin patlaması gibiydi adeta..yıllarını heba etmiş gençler "ondan da olsun, bunu da yapalım" düşüncesiyle açık büfe bu etkinliklerle nefislerini köreltirken "hacım dersler epey birikti" gibi veryansınlar da tüm bu kütüphane aktivitelerine rağmen eksik olmuyordu.. tüm enerji ve konsantrasyonunu daha değişik aktivitelere yönlendirenler de yok değildi.kız-erkek ilişkilerinde aradığını bir türlü bulamayan ve mutluluğu bahis dünyasının yalancı hülyalarında arayan Ekrem "eğğğğğhhh karışmayın bana" diyerek kendisini doğru bildikleri yola sevketmeye çalışan arkadaşlarına karşı çıkıyor, hayatındaki tek heyecanı bulmanın mutluluğuyla kendisini bahis dünyasının şevkatli kollarına bırakıyordu.. Ekrem'in bahis dünyasına girişinde bahisi bir yaşam stili haline getirmiş yakın arkadaşı Murtaza'nın da etkisi büyüktü.. Murtaza limandan kalkan son "kız arkadaşı" gemisini de kaçırmış gibi karamsar bir ruh haliyle varını yoğunu bahis dünyasına yatırıyor, vücudunun salgılamış olduğu bu ardinalle yaşamını sürdürüyordu.. " born to lose, die to win" gibi felsefeleri benimsemiş Ekrem ve Murtaza paraları da günden güne bu şaibeli dünyada kaybediyor ve ellerindeki ardinalle yetinmek zorunda kalıyorlardı.. Döneme kendine özgü bir başlangıç yapıp hokkabazlığa uzun bir aradan sonra tekrar dönen Genco ise şehirler arası yollarda sürekli olarak Yılmaz Erdoğan'dan yaşayabilme ihtimali adlı şiiri dinliyor, "Tunalı Hilmi, otlu peynir kokusu, karbonmonoksit sonbaharlarla" beynini köreltiyordu.. tüm bu yeni dönem çılgınlıkları ne kadar devam eder, neler olur biter "dönem sonunda" ayrıntılı olarak sizlerle..

gelecek yazılarda Saim'in en yakın arkadaşlarına nasıl sırt çevirdiğini göreceğiz.. "dişi sinek kokusu alan erkek" de yakın tarihte sizlerle..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder