9 Ocak 2010

flashback

2010 yılının başlarıydı. güz dönemi final haftası gelip çatmış, üniversiteli genç saim yurttan birkaç arkadaşıyla ders çalışmak üzere kütüphanenin yolunu tutmuştu. 2 hafta önce bıraktığı bıyıklarına alışma sürecini çabuk atlatmış, bıyığın ona kattığı ekstra karizmayla kütüphaneye ders çalışmaya gelen üni li kızların hemen dikkatini çekmişti. üniversite yılları saim için 2 cok farklı dönemden oluşuyordu adeta. bıyıklı ve bıyıksız saim.. bıyığın onu tüm bu depresif yaşantısından çekip alacağını bilse, universite yılları onun için tek bir dönemden ibaret olacaktı. bıyıklı saim.. hayatında daha önce hiçbir mutluluk vaadeden felsefeyi (dinler,tanrı,karma.. vsvs.) benimsememiş olan saim 2 hafta önce ayna karşısında anadan doğma bıyık kalınca "bıyığın" gücüne inanmaya başlamıştı. bu hayatının (ilerde olacağı) dans hocalığıyla birlikte iki temel taşından biriydi. derslerinin zor olmasından yakınan saim ne kadar istesede arzuladığı doyurucu notlara bir türlü ulaşamıyordu. o gün yine kütüphanede kodlarla boğuşurken hayatında çok önemli bir dönüm noktası olacak anın yaklaştığından habersizdi.. bir anlık trans haline geçen saim kodların arasında dans eden bıyıklı bir adam figürü görmüştü.. adam adeta çevresindeki herşeyi ignore ederek dans ediyor ve tüm evrende farklı bir çekim gücü oluşturuyordu. güneşin çekim gücü altındaki tüm kahinat adeta alnından, bıyıklarından süzülen ter damlaları ile hiç durmaksızın dans eden bu adama doğru çekiliyordu.. trans hali sona erip kendine geldiğinde saimin aklında tek bir şey vardı. dans hocası olmak..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder